Bebeklerde İnmemiş Testis Ameliyatı
Bebeklerde inmemiş testis, tıbbi adıyla kriptorşitizm, erkek bebeklerde doğumdan itibaren görülebilen ve çoğu zaman cerrahi tedavi gerektire...
Çocuklarda idrar yolunda taş olması, böbrekte oluşan bir taşın idrar kanalına ilerlemesi veya daha nadir olarak mesane gibi alt idrar yollarında gelişmesi durumudur. Taşın oluşturduğu belirtiler; bulunduğu bölgeye, büyüklüğüne, hareketine ve idrar akışını engelleyip engellemediğine göre değişebilir.
İdrar yolundaki her taş aynı şekilde değerlendirilmez. Böbreğe yakın bir üreter taşı yan ve bel ağrısıyla kendini gösterebilirken mesaneye yakın taşlar idrar yaparken yanma, sıkışma ve kasık ağrısına yol açabilir. Bu rehberde taşın idrar sistemindeki konumundan tedavi sonrasındaki takip sürecine kadar temel aşamalar düzenli bir sırayla açıklanmaktadır.
Çocuklarda idrar yolu taşı, böbrek, üreter, mesane veya üretra içinde bulunan mineral birikimlerini tanımlayan genel bir ifadedir. İdrar sistemi böbreklerde başlar; idrar böbrekten üreter adı verilen kanallarla mesaneye taşınır ve üretra yoluyla vücuttan atılır.

Taşların önemli bir bölümü böbrekte oluşur. Böbrekten ayrılarak üretere giren taşlar idrar akışıyla mesaneye doğru ilerleyebilir. Hareket sırasında kanalın dar bölgelerinde takılan taş, ağrıya ve idrar akışında zorlanmaya neden olabilir.
Mesane taşları ise böbrekten mesaneye ulaşan bir taşın burada kalması veya mesanenin yeterince boşalamaması nedeniyle zaman içinde büyümesi sonucunda ortaya çıkabilir.
Böbrek taşı ve idrar yolu taşı ifadeleri birbiriyle ilişkili olsa da taşın bulunduğu bölgeyi farklı şekilde tanımlar. Böbrek taşı, böbreğin idrarı toplayan boşluklarında oluşur veya burada bulunur. Taş böbrekten ayrılarak üretere, yani böbrekle mesane arasındaki kanala ilerlediğinde çocuklarda üreter taşı olarak adlandırılır.
Mesaneye ulaşan taş burada kalırsa mesane taşı, idrarın vücuttan çıktığı üretraya ilerlerse üretra taşı olarak değerlendirilir.
| Taşın Türü | Bulunduğu Bölge | Görülebilecek Belirtiler |
|---|---|---|
| Böbrek taşı | Böbreğin idrarı toplayan bölümü | Yan veya bel ağrısı, idrarda kan |
| Üreter taşı | Böbrekle mesane arasındaki kanal | Dalgalar halinde ağrı, kasığa yayılım, bulantı |
| Mesane taşı | İdrarın depolandığı mesane | Sık idrara çıkma, kesik kesik idrar yapma |
| Üretra taşı | İdrarın dışarı atıldığı kanal | Zayıf idrar akışı, ağrı, idrar yapamama |
Taşın konumu, yalnızca belirtileri değil, uygulanacak takip ve tedavi yöntemini de etkiler. Bu nedenle taşın yeri görüntüleme yöntemleriyle belirlenmelidir.
Taşın bulunduğu bölge, belirtilerin değerlendirilmesinde ve tedavi yönteminin seçilmesinde önemlidir. Ancak yalnızca ağrının yerine bakılarak taşın tam konumu belirlenemez.
Üst üreter, böbreğe yakın olan kanal bölümüdür. Bu bölgede bulunan taşlar sırt, bel veya yan tarafta başlayan ağrıya neden olabilir. Ağrı aralıklarla şiddetlenebilir ve karın bölgesine yayılabilir.
Orta bölümdeki taşlar göbek çevresi, karın veya yan bölgede ağrı oluşturabilir. Çocuklarda karın ağrısının birçok farklı nedeni olabileceği için belirtiler apandisit, bağırsak sorunları veya kas ağrılarıyla karışabilir.
Mesaneye yakın yerleşimli taşlar kasık, genital bölge veya alt karına yayılan ağrıya yol açabilir. Çocukta sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi ve idrar yaparken yanma görülebilir.
Mesane taşları idrar akışının kesik kesik olması, alt karın ağrısı, sık idrara çıkma veya idrarın tam boşalmadığı hissiyle fark edilebilir.
Çocuklarda idrar kanalı taşı üretraya ilerlediğinde idrar akımı zayıflayabilir, damla damla idrar yapma gelişebilir veya çocuk idrarını başlatmakta zorlanabilir. Taş kanalın çıkışını tamamen kapatırsa idrar yapamama ortaya çıkabilir.
Çocuklarda idrar yolu taşı belirtileri taşın konumu, büyüklüğü ve idrar kanalında hareket edip etmediğine göre farklılaşır. Bazı taşlar tesadüfen fark edilirken bazıları belirgin ağrı ve idrar yakınmalarına neden olabilir.
Karşılaşılabilecek belirtiler şunlardır:
Bel, yan, sırt veya karın ağrısı
Kasığa ve genital bölgeye yayılan ağrı
Dalgalar halinde şiddetlenen huzursuzluk
İdrar yaparken yanma veya ağlama
İdrarda pembe, kırmızı veya kahverengi görünüm
Sık idrara çıkma
Ani idrar sıkışması
İdrar akımının zayıflaması
İdrarın kesik kesik gelmesi
Bulantı ve kusma
Ateş ve titreme
İdrar yolu enfeksiyonunun tekrarlaması
İdrar miktarında azalma
Taş üreter içinde hareket ettiğinde ağrı bir anda başlayabilir, bir süre azalabilir ve yeniden şiddetlenebilir. Çocuk ağrı sırasında rahat bir pozisyon bulmakta zorlanabilir. Küçük çocuklarda ise belirgin yan ağrısı yerine genel karın ağrısı ve huzursuzluk görülebilir.
Bebeklerde idrar yolu taşı daha belirsiz bulgularla ortaya çıkabilir. Bebek ağrının yerini gösteremediği için açıklanamayan ağlama, beslenme isteksizliği, kusma veya uyku düzeninde bozulma görülebilir.
İdrar sırasında huzursuzlanma, bezin normalden daha uzun süre kuru kalması, idrarda renk değişikliği, ateş ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları da değerlendirilmesi gereken bulgular arasındadır.
Bezde görülen her pembe, kırmızı veya turuncu görünüm taş anlamına gelmez. Renk değişikliğinin devam etmesi veya ateş, kusma ve idrar miktarında azalma gibi belirtilerin eşlik etmesi halinde nedenin araştırılması gerekir.
Taşın üreterde sıkışması idrarın böbrekten mesaneye geçişini kısmen veya tamamen engelleyebilir. Çocuklarda idrar yolu tıkanıklığı geliştiğinde taşın gerisinde idrar birikmeye başlar.
Böbreğin idrar birikmesine bağlı olarak genişlemesine çocuklarda hidronefroz adı verilir. Genişlemenin derecesi taşın bulunduğu yere, tıkanıklığın süresine ve idrarın geçişine göre değişebilir. Hidronefroz görülmesi her zaman kalıcı böbrek hasarı anlamına gelmez; ancak tıkanıklığın nedeni ve böbreğe etkisi değerlendirilmelidir.
Çocuklarda idrar yolu taşı tanısı, çocuğun yakınmaları, muayenesi, idrar ve kan tahlilleri ile görüntüleme sonuçlarının birlikte değerlendirilmesiyle konur. Taşın varlığının yanı sıra nerede bulunduğu ve idrar akışını etkileyip etkilemediği de araştırılır.
Ağrının ne zaman başladığı, nerede hissedildiği, kasığa yayılıp yayılmadığı ve aralıklarla değişip değişmediği sorgulanır. Ateş, kusma, idrar yaparken yanma, idrarda renk değişikliği ve önceki idrar yolu enfeksiyonları hakkında bilgi alınır.
Çocuğun daha önce taş düşürmesi, doğumsal idrar yolu farklılığı bulunması ve ailede taş hastalığının görülmesi değerlendirme sürecinde önem taşır.
İdrar tahlilinde kan hücreleri, enfeksiyon bulguları, kristaller ve idrarın yoğunluğu incelenebilir. İdrar yolu enfeksiyonu şüphesi varsa kültür yapılabilir.
Kan tahlilleri böbrek fonksiyonları, enfeksiyonun düzeyi ve sıvı kaybı konusunda bilgi sağlayabilir. İdrarda kristal görülmesi tek başına taş bulunduğunu kanıtlamaz; aynı şekilde idrar tahlilinin normal olması da taşı tamamen dışlamaz.
Ultrason, radyasyon içermemesi nedeniyle çocuklarda ilk değerlendirmede sıklıkla kullanılan görüntüleme yöntemidir. Böbrekteki taşlar, idrar yollarındaki genişleme ve mesanedeki taşlar ultrasonla incelenebilir.
Üreterin tamamı ultrasonla her zaman net görüntülenemeyebilir. Taşın yeri belirlenemiyorsa, belirtiler devam ediyorsa veya girişim planlanıyorsa farklı görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir. Radyasyon içeren incelemeler sağlayacağı bilgi ve çocuğun ihtiyacı göz önünde bulundurularak seçilir.
Çocuklarda idrar yolu taşı kendiliğinden düşer mi sorusunun yanıtı yalnızca taşın büyüklüğüne bağlı değildir. Küçük boyutlu taşlar kendiliğinden daha kolay ilerleyebilse de bu süreç; taşın bulunduğu bölgeye, biçimine, idrar kanalının yapısına ve çocuğun anatomik özelliklerine göre değişir.
Taşın düşme olasılığı değerlendirilirken şu unsurlara bakılır:
Taşın üst veya alt üreterde bulunması
Taşın çapı ve biçimi
İdrar kanalında ilerleme göstermesi
Böbrekte genişleme bulunması
Ağrının kontrol edilebilmesi
Enfeksiyon eşlik etmesi
Böbrek fonksiyonlarının etkilenmesi
Sıvı tüketimi idrarın yoğunlaşmasını azaltmaya yardımcı olabilir ancak yalnızca fazla su içmek her taşı düşürmez. Taş tıkanıklık oluşturuyorsa aşırı sıvı alımı ağrının artmasına da neden olabilir. Takip planı görüntüleme bulgularına göre oluşturulmalıdır.
Çocuklarda idrar yolu taşı tedavisi, taşın kendiliğinden düşme olasılığı ve oluşturduğu riskler dikkate alınarak planlanır. Ciddi tıkanıklık veya enfeksiyon oluşturmayan bazı taşlar takip edilebilirken ilerlemeyen veya böbreği etkileyen taşlarda girişimsel yöntemler değerlendirilebilir.
Küçük, idrar kanalında ilerleme gösteren ve çocuğun genel durumunu bozmayan taşlar belirli aralıklarla takip edilebilir. Bu süreçte ağrının kontrol edilmesi, çocuğun yeterli sıvı alması ve taşın konumunun görüntülemeyle izlenmesi gerekebilir.
Ağrının artması, ateş gelişmesi, taşın ilerlememesi veya böbrekteki genişlemenin artması takip planının değiştirilmesine neden olabilir.
Vücut dışından uygulanan ses dalgaları, taşın daha küçük parçalara ayrılmasını ve idrarla atılmasını amaçlar. Yöntemin uygunluğu taşın konumuna, sertliğine, büyüklüğüne ve çocuğun anatomik özelliklerine göre değerlendirilir.
Her üreter taşı bu yöntem için uygun değildir. Parçalanan taşların idrar kanalından geçebilecek durumda olması ve geçişi engelleyen bir darlığın bulunmaması önemlidir.
Çocuklarda üreteroskopi, idrarın doğal çıkış yolundan ilerletilen ince kameralı cihazlarla üreterdeki taşa ulaşılması işlemidir. Taş uygun olduğunda doğrudan çıkarılabilir veya daha küçük parçalara ayrılabilir.
Çocuklarda lazerle taş kırma sırasında lazer enerjisi taşın kontrollü biçimde parçalanması için kullanılır. Parçalar özel araçlarla alınabilir veya çok küçük parçaların idrarla atılması beklenebilir.
Çocuğun idrar kanallarının yetişkinlere göre daha dar olması nedeniyle kullanılacak cihazların anatomik yapıya uygun olması gerekir. Bazı çocuklarda işlemin güvenli biçimde tamamlanabilmesi için tedavi aşamalı olarak planlanabilir. Üreteroskopi ve dışarıdan taş kırma, çocuklarda uygun taşlarda kullanılan başlıca kapalı seçenekler arasındadır.
Mesanede bulunan taşlara üretra yoluyla ilerletilen kameralı cihazlarla ulaşılabilir. Taş parçalanarak veya uygun boyuttaysa bütün halinde çıkarılabilir.
Taşın büyük olması, üretranın dar olması veya mesanenin boşalmasını engelleyen ek bir sorun bulunması halinde farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Mesane taşının yalnızca çıkarılması değil, neden oluştuğunun belirlenmesi de tekrar riskinin azaltılması açısından önemlidir.

Çocuklarda idrar yolu stenti, böbrekle mesane arasına yerleştirilen geçici ve ince bir tüptür. Stent taşın kendisini tedavi etmez; idrar akışının açık tutulmasına yardımcı olur.
Stent şu amaçlarla kullanılabilir:
Taşın neden olduğu tıkanıklığı azaltmak
Enfeksiyon bulunan böbreğin boşalmasını sağlamak
İşlem sonrası şişliğe bağlı tıkanmayı önlemek
İdrar kanalının iyileşmesini desteklemek
Sonraki girişime kadar böbreği korumak
Çocuklarda Double J stent, iki ucu kıvrımlı olduğu için böbrek ve mesane içinde sabit kalabilen stent türüdür. Her taş tedavisinde kullanılması gerekmez. Ne kadar süre kalacağı işlemin türüne ve çocuğun iyileşmesine göre belirlenir.
Stent bulunduğu dönemde sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, alt karın rahatsızlığı veya hareket sırasında yan ağrısı görülebilir. Yüksek ateş, idrar yapamama veya giderek artan ağrı gelişirse değerlendirme yapılmalıdır.
Çocuklarda idrar yolu taşı tedavi yöntemi, yalnızca taşın milimetre cinsinden ölçüsüne bakılarak belirlenmez. Taşın yeri, idrar akışına etkisi, enfeksiyon bulunması ve çocuğun genel durumu birlikte değerlendirilir.
Yöntem seçiminde şu özellikler dikkate alınır:
Taşın üst, orta veya alt üreterde olması
Mesaneye ulaşıp ulaşmaması
Taşın boyutu, şekli ve sertliği
Böbrekte genişleme bulunması
Ağrının kontrol edilebilmesi
Enfeksiyon varlığı
Çocuğun yaşı ve kilosu
İdrar yollarının anatomik yapısı
Önceki tedaviler ve taş öyküsü
Küçük, ilerleme gösteren ve ciddi belirti oluşturmayan bir taş takip edilebilir. İdrar akışını engelleyen, enfeksiyonla birlikte bulunan, uzun süre aynı yerde kalan veya kontrol edilemeyen ağrıya yol açan taşlarda kapalı tedaviler gündeme gelebilir.
Amaç yalnızca taşı çıkarmak değil; idrar akışını yeniden sağlamak, böbrek fonksiyonlarını korumak ve çocuğun mümkün olduğunca az girişimle tedavi edilmesini sağlamaktır.
Tedavi sonrası süreç uygulanan yönteme göre değişebilir. Taş kırma veya üreteroskopi sonrasında kısa süreli idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve idrarda açık pembe renk görülebilir.
Çocuğun sıvı tüketimi, ağrı kontrolü ve fiziksel aktiviteleri işlem sonrasında verilen önerilere göre düzenlenmelidir. Okula dönüş süresi çocuğun kendisini nasıl hissettiğine, stent bulunup bulunmadığına ve yapılan girişimin kapsamına göre belirlenir.
Şu belirtilerde kontrol gerekebilir:
Yüksek ateş
Giderek şiddetlenen ağrı
İdrar yapamama
Yoğun veya pıhtılı kanama
Sürekli kusma
Genel durumda belirgin bozulma
Taş tamamen temizlense bile yeni taş oluşma ihtimali devam edebilir. Özellikle tekrarlayan taşlarda metabolik nedenler, sıvı tüketimi, beslenme alışkanlıkları ve idrar yolundaki anatomik farklılıklar ayrıca değerlendirilmelidir.
Çocuklarda böbrek taşları içeriğini de inceleyebilirsiniz.
Sünnet • Kasık Fıtığı • İnmemiş Testis • Hidrosel • Laparoskopik Kasık Fıtığı • Hipospadias
Bebeklerde inmemiş testis, tıbbi adıyla kriptorşitizm, erkek bebeklerde doğumdan itibaren görülebilen ve çoğu zaman cerrahi tedavi gerektire...
Çocuklarda inmemiş testis, tıbbi adıyla kriptorşitizm, erkek bebeklerde ve çocuklarda görülen doğumsal bir durumdur. Normalde testisler anne...
Utangaç testis — tıp dilindeki adıyla retraktil testis — testislerin skrotumda (torba) normal konumunda durmak yerine zaman zaman kasık bölg...