Robotik Vezikoüreteral Reflü (VUR) Ameliyatı Nedir?


Çocukluk çağında sıkça karşılaşılan ve zamanında müdahale edilmediğinde böbrek kaybına kadar yol açabilen vezikoüreteral reflü (VUR), idrarın mesaneden geriye, böbreklere doğru kaçması durumudur. Bu hastalığın tedavisinde hafif dereceli vakalar medikal takiple, orta dereceli vakalar ise endoskopik enjeksiyonlarla kontrol altına alınabilir. Ancak ileri evre reflülerde veya diğer tedavilerden sonuç alınamadığında, böbrek dokusunu kalıcı hasarlardan korumak için kesin çözüm sunan cerrahi yöntemlere başvurulur. Günümüzde tıp teknolojisinin çocuk ürolojisine sunduğu en ileri ve konforlu çözüm robotik vezikoüreteral reflü ameliyatı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu yenilikçi operasyon, dünya genelinde tıp otoriteleri tarafından kabul gören da Vinci robotik cerrahi sistemi kullanılarak gerçekleştirilir. Geleneksel açık ameliyatlarda kasık bölgesine yapılan büyük kesiler ve kas dokularının ayrıştırılması zorunluluğu, robotik yöntem sayesinde tamamen ortadan kalkar. Cerrahın tam kontrolü altında, çocuğun karın bölgesine açılan birkaç milimetrik delikten yerleştirilen hassas robotik kollar yardımıyla operasyon tamamlanır. Temel amaç, idrarın geriye kaçmasına neden olan üreter (idrar kanalı) ile mesane arasındaki anatomik bozukluğu, en yüksek başarı oranı ve en düşük doku travması ile yeniden şekillendirmektir. Bu yöntem, çocukların anatomik yapılarının çok küçük ve hassas olması nedeniyle çocuk ürolojisinde devrimsel bir konfor sağlamaktadır.

Çocuk Ürolojisinde da Vinci Robotik Sisteminin Rolü

Çocukların iç organları, damar ve sinir yapıları yetişkinlere kıyasla çok daha dar bir alanda yer alır. Bu dar ve hassas alanda açık cerrahi yapmak cerrah için ne kadar zorsa, laparoskopik (standart kapalı) yöntemlerle dikiş atmak da bir o kadar zahmetlidir. İşte bu noktada da Vinci sistemi, çocuk cerrahisinde benzersiz bir köprü görevi görür. Sistem, doğrudan robotun kendi kendine ameliyat yapması anlamına gelmez; tüm süreç, konsol başında oturan ve çocuk ürolojisinde uzmanlaşmış deneyimli bir cerrah tarafından anlık olarak yönetilir.

Robotik sistemin çocuk ameliyatlarında sağladığı en büyük güç, cerrahın el hareketlerini milimetrik olarak küçültebilmesidir. 

Cerrahın dışarıdaki eli birkaç santim hareket ettiğinde, robotik kollar mesane içinde milimetrenin onda biri kadar bir hassasiyetle hareket eder. Ayrıca, cerrahın elinde oluşabilecek en ufak doğal titremeler sistem tarafından tamamen filtrelenir. Bu durum, idrar yolları gibi çok ince dikişler atılması gereken hassas dokularda hatasız, anatomisine tamamen uygun ve milimetrik onarımlar yapılmasını mümkün kılar.

Robotik İdrar ve Böbrek Reflüsü Tedavisi Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Her idrar kaçağı problemi doğrudan ameliyat gerektirmez. Ancak bazı klinik tablolarda, böbreğin geleceğini kurtarmak adına cerrahi müdahale kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelir. 

 

robotik-idrar-ve-bobrek-reflusu-tedavisi

 

Günümüzde modern üroloji kılavuzlarına göre robotik idrar reflüsü tedavisi şu durumlarda öncelikli olarak gündeme alınır:

  • İleri Derece (Evre 4 ve 5) Reflü Varlığı: İdrar kanalının (üreterin) ve böbrek havuzunun (pelvis) aşırı derecede genişlediği, kanalın düz yapısını kaybederek bükümlü (tortuöz) bir hal aldığı, takip sürecinde kendiliğinden geçme ihtimali tıbben bulunmayan ağır anatomik bozukluğu olan vakalar.
  • Enjeksiyon Tedavisinin Başarısız Olması: Daha önce minimal invaziv bir alternatif olarak denenen kapalı dolgu maddesi (STING / Vantris / Deflux) enjeksiyonlarına rağmen çocukta kaçak durumunun ortadan kalkmaması, reflünün devam etmesi veya bir süre sonra tekrarlaması.
  • Dirençli Ateşli Enfeksiyonlar: Çocuğun her gün düzenli olarak düşük doz koruyucu antibiyotik tedavisi almasına ve hijyen kurallarına dikkat edilmesine rağmen, durdurulamayan ve sürekli tekrarlayan ateşli idrar yolu enfeksiyonu (akut piyelonefrit) atakları geçirmesi. Her bir ateşli enfeksiyon atağı, böbrek dokusunda yeni hücre ölümleri anlamına gelir.
  • Böbrekte Skar (Yara İzi) İlerlemesi: Belirli aralıklarla yapılan DMSA böbrek sintigrafisi kontrollerinde, idrar kaçıran böbreğin işlevsel dokusunda yeni yara izlerinin (skar) oluştuğunun saptanması veya o böbreğin toplam vücut fonksiyonuna katkı oranının (yüzdesinin) düşmeye başlaması. Bu durum cerrahi için en net kırmızı çizgidir.
  • Doğumsal Ek Anatomik Kusurlar: İdrar kanalının mesaneye girdiği noktada mesane duvarında fıtıklaşma (paraüreterik divertikül / Hutch divertikülü) bulunması, üreterosel varlığı veya bir böbrekten iki ayrı kanalın çıktığı çift toplayıcı sistem gibi, sadece dolgu maddesi enjekte edilerek veya takip edilerek düzeltilmesi tıbben mümkün olmayan kombine yapısal bozukluklar.
Not

VUR tedavisinde ameliyat kararı, reflünün derecesi, enfeksiyon sıklığı ve böbrek dokusunda hasar olup olmadığı birlikte değerlendirilerek planlanır.

Robotik Ameliyatın Açık Cerrahiye Göre Avantajları Nelerdir?

Geleneksel açık reflü ameliyatlarında (üreteral neosistostomi), mesaneye ulaşabilmek için kasık bölgesine geniş bir cilt kesisi yapılır, karın ve mesane kasları kesilir. Bu durum ameliyat sonrasında çocukta ciddi ağrılara ve uzun bir iyileşme dönemine yol açar. Teknolojinin zirvesini temsil eden robotik böbrek reflüsü tedavisi ise açık cerrahiyle aynı yüksek başarı oranını sunarken, hastaya sunduğu konfor açısından açık ara öne geçer.

Üç Boyutlu ve Yüksek Çözünürlüklü Görüntü Gücü

Standart ameliyatlarda cerrah çıplak gözle veya büyüteçli gözlüklerle çalışır. Robotik sistemde ise ameliyat alanı cerrahın konsoluna 3 boyutlu, derinlik algısı yüksek ve tam 10 ila 15 kat büyütülmüş olarak aktarılır. Bu sayede idrar kanalı çevresindeki en ince sinir lifleri ve mikro damarlar net olarak ayırt edilir. Korunan bu sinir ve damar yapıları sayesinde ameliyat esnasında kanama riski minimuma iner, ameliyat sonrası doku beslenmesi kusursuz kalır.

Endowrist Teknolojisi ile 7 Sahneli Hareket Özgürlüğü

İnsan bileği anatomik olarak belirli açılarda dönebilir. Robotik kolların ucundaki "Endowrist" adı verilen hassas aparatlar ise insan bileğinin hareket kabiliyetinin çok ötesine geçerek 540 derece dönebilme yeteneğine sahiptir.

Mesanenin arkası gibi açık cerrahide dahi ulaşılması son derece güç olan dar ve derin anatomik alanlarda, bu kollar sayesinde sanki cerrahın eli mesanenin içindeymiş gibi rahatlıkla dikiş atılabilir.

Minimal İnvaziv Yaklaşım ve Mükemmel Kozmetik Sonuçlar

Büyük bir ameliyat kesisi yerine sadece 5'er milimetrelik 3 veya 4 adet küçük delikten tüm operasyon tamamlanır. Kas dokuları kesilmediği için ameliyat sonrası dönemde "mesane spazmı" adı verilen ve çocuklara büyük acı veren kasılmalar neredeyse hiç yaşanmaz. Ağrı düzeyi minimumda kaldığı için çocukların ihtiyaç duyduğu ağrı kesici miktarı ciddi oranda azalır. Yaralar milimetrik olduğu için enfeksiyon riski düşer ve ameliyattan aylar sonra çocuğun cildinde fark edilmesi bile imkansız olan estetik açıdan mükemmel sonuçlar elde edilir.

Robotik VUR Ameliyatı Nasıl Yapılır? Teknik Detaylar

Operasyon, çocuk ürolojisinde uzmanlaşmış cerrah ve deneyimli bir anestezi ekibinin yönetiminde, genel anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyat tekniği temelde açık cerrahide uygulanan ve başarısı tüm dünyada kanıtlanmış olan "üreteral neosistostomi" yani idrar kanalının mesane duvarına yeniden dikilmesi prensibine dayanır. Robotik sistemde bu işlem iki farklı yaklaşımla yapılabilir:

1. Mesane Dışı Yaklaşım (Extravesical / Lich-Gregoir Tekniği)

Bu yöntemin en büyük avantajı, mesane boşluğunun içerisine hiçbir şekilde girilmemesidir. Cerrah, mesaneyi dışarıdan çevreleyen dokuları aralayarak idrar kanalının (üreterin) mesaneye girdiği son bölümü bulur. Ardından, mesanenin dış duvarındaki kalın kas tabakası (detrusor kası) mukoza tabakasına zarar vermeden hassas bir şekilde uzunlamasına ayrıştırılır. Yaratılan bu güvenli kas yatağının içerisine idrar kanalı yatırılır ve ayrıştırılan kas tabakası tekrar kanalın üzerine dikilerek kapatılır. Böylece idrar kanalı, mesane duvarı içinde uzun ve arkadan destekli yeni bir tünel kazanmış olur. Mesane içi mukoza açılmadığı için ameliyat sonrası idrarda kanama neredeyse hiç görülmez, mesane içine büyük kateterler (sondalar) yerleştirme ihtiyacı minimumdur. Genellikle tek taraflı reflüsü olan çocuklarda hızlı ve ağrısız sonuçlar verir.

robotik-vur-ameliyati-nasil-yapilir

2. Mesane İçi Yaklaşım (Intravesical / Cohen Tekniği)

Özellikle çift taraflı (bilateral) ileri derece idrar kaçaklarında veya mesane anatomi yapısının dışarıdan çalışmaya izin vermediği durumlarda tercih edilen bu yöntemde, robotik kollar doğrudan mesane içerisine yönlendirilir. Mesane gazla veya özel sıvılarla şişirilerek içeride geniş bir çalışma alanı yaratılır. Her iki idrar kanalı da mesane iç duvarındaki eski anatomik yerlerinden mikro cerrahi prensipleriyle tamamen serbestleştirilir. Mesane iç yüzeyindeki mukoza tabakasının altında, karşı tarafa doğru uzanan çapraz, uzun ve geniş tüneller oluşturulur. İdrar kanalları bu yeni mukoza altı tünellerin içinden geçirilerek yeni yerlerine emilebilen dikişlerle dikilir. Çocuk idrarını yapmak için mesanesini kastığında, mesane içi basınç artar; bu artan basınç mukoza altındaki uzun tünelleri sıkıştırarak idrarın geriye böbreğe kaçmasını mekanik olarak kesin bir şekilde engeller.

Her iki cerrahi teknikte de robotik kolların sunduğu mikro dikiş yeteneği sayesinde sızdırmaz, esnek, idrar akışını daraltmayan (striktür oluşturmayan) ve anatomik bütünlüğü tam olarak sağlayan bir kapakçık mekanizması inşa edilir. Operasyon süresi; çocuğun yaşına, kilosuna, pelvik derinliğine, tek veya çift taraflı işlem yapılıp yapılmayacağına ve hastanın geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı yapışıklık durumlarına göre ortalama 1.5 ila 2.5 saat arasında değişiklik göstermektedir.

Not

Ameliyat sonrası takip sürecinde ultrasonografi ve gerekli görülen durumlarda sondalı işeme filmi ile tedavi başarısı değerlendirilir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci: Ebeveynleri Ne Bekliyor?

Açık cerrahi yöntemlerle yapılan büyük ameliyatlardan sonra çocukların hastanede yatış süresi, dikişlerin kaynaması, mesane kanamasının durması ve çocuğun ağrısız yürüyebilir hale gelmesi için genellikle bir haftayı bulabilir. Buna karşın, da Vinci robotik sistemle gerçekleştirilen operasyonlarda bu süreç ebeveynler ve çocuk için dramatik bir şekilde kısalır ve kolaylaşır.

Ameliyat sonrası süreç genel olarak şu şekilde yönetilir:

  • Hastanede Kalış Süresi: Çocuklar ameliyatın getirdiği akut dönemi atlattıktan sonra genellikle ameliyat sonrası 1. veya en geç 2. günde, ağızdan alınan hafif ağrı kesicilerle kontrol edilebilen bir seviyede ev konforuna dönebilecek duruma gelerek güvenle taburcu edilirler.
  • Sonda ve Kateter Yönetimi: Extravesical (mesane dışı) yaklaşımla yapılan ameliyatlarda, mesane içine girilmediği için çoğunlukla ameliyat günü akşamı veya ertesi sabah erken saatlerde idrar sondası çekilir ve çocuk kendi kendine idrarını yapar hale gelir. Bazı çok ileri evre vakalarda veya idrar kanalının aşırı bükümlü olduğu durumlarda, yeni oluşturulan tünelin içinde idrar akışını güvenceye almak, dikişleri idrar basıncından korumak ve iyileşmeyi hızlandırmak adına üreter içine geçici ince, spiral tüpler yerleştirilebilir. "Double-J (DJ) stent" adı verilen bu üreter tüpleri, ameliyattan yaklaşık 4-6 hafta sonra, günübirlik bir işlemle poliklinik şartlarında, çocuk hafif bir sedasyon altındayken endoskopik olarak (hiçbir kesi yapılmadan) dakikalar içinde kolayca çıkarılır.

robotik-reflu-ameliyatinin-basari-oranlari-ne-duzeydedir

  • Okula ve Sosyal Hayata Dönüş: Robotik cerrahinin sağladığı hızlı doku iyileşmesi sayesinde çocuklar, açık ameliyatlara kıyasla çok daha dinamik bir şekilde, ortalama 1 hafta içinde tamamen normalleşerek okul hayatlarına, kreşlerine ve hafif tempolu günlük çocuk oyunlarına sorunsuz bir şekilde geri dönebilirler. Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken tek şey, ameliyatı takip eden ilk birkaç hafta boyunca çocuğu bisiklete binme, futbol oynama, yüksekten atlama gibi ağır fiziksel aktivitelerden, karın bölgesine darbe alma riskinden korumak ve yara yerleri tam kapanana kadar havuz/deniz gibi mikrop kapma riski yüksek ortamlardan uzak tutmaktır.

Robotik Reflü Ameliyatının Başarı Oranları Ne Düzeydedir?

Ebeveynlerin çocukları için bir tedavi yöntemi seçerken en çok üzerinde durdukları konu şüphesiz ki yöntemin kesin çözüm sunup sunmadığıdır.

Klinik çalışmalar ve uzun vadeli takip sonuçları, çocuk ürolojisinde uzman ellerde gerçekleştirilen da vinci robotik vur ameliyatı başarı oranının %95 ila %98 gibi mükemmel bir bantta olduğunu net olarak ortaya koymaktadır. Bu oran, geleneksel açık ameliyatların başarı seviyesiyle tamamen eşdeğerdir. Yani robotik cerrahi, açık ameliyatın sunduğu kesin başarı gücünden hiçbir şey ödün vermeden; hastaya ağrısızlık, hızlı iyileşme ve sıfıra yakın yara izi gibi benzersiz modern konfor avantajlarını bir arada sunar. Operasyonun başarısı, ameliyattan yaklaşık 3 ila 6 ay sonra çekilen kontrol ultrasonografileri ve gerekli durumlarda tekrarlanan sondalı işeme filmleri ile kesin olarak teyit edilir.

Robotik Vezikoüreteral Reflü Ameliyatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

 

Robotik VUR ameliyatı kaç saat sürer?

Robotik VUR ameliyatının süresi reflünün tek taraflı veya çift taraflı olmasına, çocuğun anatomik yapısına ve yapılacak işlemin kapsamına göre değişir. Kesin süre ameliyat planı oluşturulduktan sonra daha doğru değerlendirilir.

Robotik böbrek reflüsü ameliyatından sonra reflü tekrarlar mı?

Ameliyatın amacı idrarın böbreğe geri kaçmasını önlemektir; ancak takip süreci yine de önemlidir. Reflünün durumu, enfeksiyon tekrarı ve böbrek sağlığı ameliyat sonrası kontrollerle izlenmelidir.

Robotik reflü ameliyatı sonrası çocuk ne zaman okula döner?

Okula dönüş süresi çocuğun yaşı, iyileşme hızı ve ameliyatın kapsamına göre değişebilir. Genel durum iyi olduğunda ve hekim uygun gördüğünde günlük yaşama kademeli dönüş planlanabilir.

VUR ameliyatından sonra antibiyotik kullanılır mı?

Bazı çocuklarda ameliyat sonrası kısa süreli veya geçici antibiyotik kullanımı gerekebilir. Bu karar enfeksiyon riski, ameliyat sonrası bulgular ve takip planına göre belirlenir.

Robotik reflü ameliyatı kapalı ameliyat mıdır?

Evet, robotik reflü ameliyatı küçük kesilerden yapılan minimal invaziv bir cerrahi yöntemdir. Robotik sistem cerrah tarafından kontrol edilir ve işlem karın içinden özel aletlerle gerçekleştirilir.

Böbrek reflüsü ameliyatı sonrası sonda takılır mı?

Bazı çocuklarda ameliyat sonrası idrar sondası kullanılabilir. Sonda gerekliliği yapılan işlemin kapsamına ve çocuğun ameliyat sonrası durumuna göre belirlenir.

Robotik VUR ameliyatı her yaşta yapılabilir mi?

Robotik VUR ameliyatı her yaş ve her çocuk için uygun olmayabilir. Çocuğun yaşı, kilosu, reflü derecesi, böbreklerin durumu ve anatomik uygunluk birlikte değerlendirilmelidir.

Yasal Uyarı: Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
Doç. Dr. Engin Yılmaz
Çocuk Cerrahisi Ve Çocuk Ürolojisi

Sünnet • Kasık Fıtığı • İnmemiş Testis • Hidrosel • Laparoskopik Kasık Fıtığı • Hipospadias